MEKRUH VAKİTLER

07.12.2023
161

Mekruh vakitler nelerdir? Mekruh vakitler hangi zamanlardır? Mekruh vakitler ‘de ne yapılmaz? Mekruh vakitler ile ilgili Resulullah’ın söylediği hadisler şunlardır;

  • Üç vakit vardır ki, Resulullah (sav) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten nehyetti: 1. Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar. 2. Öğleyin güneş tepe noktasına gelince, meyledinceye kadar. 3. Güneş batmaya meyledip batıncaya kadar. (Müslim, Müsafirin 293, (831), Ebu Davud, Cenaiz 55, (3192), Tirmizi, Cengiz 41, (1030), Nesâî, Mevakit, 31), (1, 275, 26)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Hiç biriniz, güneşin doğması ve batması esnasında namaz kılmaya kalkmasın.” (Buhari, Mevakit 31,30, Hacc 78, Müslim, Müsafirin 289, (838), Muvatta, Kur’an 47, (1, 220), Nesâî, Mevakit 33), (1, 277)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Güneş, beraberinde şeytanın boynuzu olduğu halde doğar, yükselince ondan ayrılır. Bilahare istiva edince (tepe noktasına gelince) ona tekrar mukarenet (yakınlık) peydah eder. Zevalden sonra (tepe noktasından ayrılıp batıya meyletti mi) ondan yine ayrılır. Batmaya yakın tekrar ona yakınlık peydah eder, batınca ondan ayrılır.” Resulullah (sav) işte bu vakitlerde namaz kılmaktan men etti. (Muvatta, Kur’an 44, (1, 219), Nesâî, Mevakit 31), (1, 275)
  • Bir gün Resulullah (sav)’e: “Ey Allah’ın Resulü!” dedim, “Allah’a biri diğerinden daha yakın olan bir saat var mıdır (veya- Allah’ın zikri talep edilen daha yakın bir saat var mıdır?)” “Evet,” dedi, “vardır. Allah’ın kula en yakın olduğu zaman gecenin son kısmıdır. Eğer bu saatte Aziz ve Celil olan Allah’a zikredenlerden olabilirsen ol. Zira o saatte kılınan namaz, güneş doğuncaya kadar meleklerin beraberlik ve şehadetine mazhardır. Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından doğar ve bu doğma anı kafirlerin ibadet vakitleridir. O esnada, güneş bir mızrak boyunu buluncaya ve (sarı, zayıf) ışıkları kayboluncaya kadar namazı bırak. Bundan sonra namaz -güneş gün ortasında mızrağın tepesine gelinceye kadar- yine meleklerin beraberlik ve şehadetine mazhardır. Güneşin tepe noktasına gelme saati, cehennem kapılarının açıldığı ve cehennemin coşturulduğu bir saattir, namazı (eşyaların gölgesi) doğu tarafa sarkıncaya kadar terk edin. Bundan sonra namaz -güneş batıncaya kadar- meleklerin beraberlik, ve şehadetine mazhardır. Güneş, batarken de bu beraberlik ve şehadet kalmaz, çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında kaybolur. O sırada yapılacak ibadet kafirlerin ibadetidir.” (Ebu Davud, Salat 299, (1277), Nesai, Mevakit 35, (1, 279, 280), Müslim, Müsafirin 294), (832)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Sabah namazını kıldıktan sonra güneş yükselinceye kadar artık namaz yoktur. İkindiyi kıldıktan sonra da güneş batıncaya kadar namaz yoktur.” (Buhari, Mevakit 31, Müslim, Müsafirin 288, (827), Nesâî, Mevakit 35), (1, 277, 278)
  • Nazarımda pek değerli birçok kimse -ki bence onların en değerlisi Hazreti Ömer’di- şu hususta şahitlik ettiler: “Resulullah (sav), sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar, ikindi namazından sonra da batıncaya kadar namaz kılmayı yasakladı.” (Buhari, Mevakit 30, Müslim, Müsafirin 286, (826), Ebu Davud, Salat 299, (1276), Tirmizi, Salat 134, (183), Nesai, Mevakit 32), (1, 276, 277)
  • Nadr İbnu Abdurrahman, ceddi Muaz dan (r.a) anlattığına göre, der ki: “Muaz İbnu Afra ile birlikte tavafta bulundum, (tavaftan sonra kılınan iki rekâtlık tavaf namazını) kılmadı. Kendisine: “Namaz kılmıyor musun?” diye sordum. Şu cevabı verdi: “Resulullah (sav) buyurdular ki: “İkindi namazından sonra güneş batıncaya kadar namaz yoktur. Sabah namazından sonra da güneş doğuncaya kadar namaz yoktur.” (Nesâî, Mevakit 11), (1, 258)
  • Ömer vehme düştü (yanıldı). Resulullah (sav): “Namaz kılmak için güneşin batma ve doğma zamanını taharri etmeyin (araştırıp seçmeyin). Çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında doğar” diye yasakladı. Müslim, şu ziyadede bulundu: “Resulullah (sav) ikindiden sonraki iki rekati hiç bırakmadı.” (Müslim, Müsafirin 296, (833), Nesâî, Mevakit 35), (1, 279)
  • Resulullah (sav) ikindi namazından sonra, güneşin yüksekte olma halini istisna ederek, namaz kılmayı yasakladı. (Nesai’nin rivayetinde (ibare, ifade bakımından biraz farkla) şöyle gelmiştir: “…güneşin beyaz ve parlak halde olmasını istisna ederek…”) (Ebu Davud, Salat 299, (1274), Nesâî, Mevakit 36), (1, 280)
  • Resulullah (sav) el-Muhammas’ta ikindi namazı kıldırdı. Ve dedi ki: “Bu namaz, sizden öncekilere de arz olundu, ama onlar bunu zayi ettiler. Kim buna devam ederse ecri iki kere verilecek. Şahit doğuncaya kadar, ondan sonra namaz mevcut değildir.” (Müslim, Müsafirin 292, (830), Nesâî, Mevakit 14), (1, 259, 260)
  • Es-Said İbnu Yezid (r.a) in anlattığına göre, ikindiden sonra namaz kıldığı için el-Münkedir’i Hz. Ömer in (r.a) dövdüğünü görmüştür. (Muvatta, Kur’an 50), (1, 221)
  • Resulullah (sav) Cuma günü hariç, gün ortasında (nısfu’n-nehar) namaz kılmayı mekruh addederdi ve derdi ki: “Cehennem, Cuma dışında her gün o vakitte coşturulur.” (Ebu Davud, Salat 223), (1083)
  • Ala İbnu Abdurrahman’ın anlattığına göre, öğle namazından çıkınca, Basra’daki evinde Enes İbnu Malik’e uğramıştı. Zaten evi de mescidin bitişiğindeydi. Der ki: “Huzuruna çıktığım zaman bana: “İkindiyi kıldınız mı?” diye sordu. Ben: “Hayır, şu anda öğle namazından çıktık” dedim: “İkindiyi kılın!” dedi. Kalkıp kıldık. Namazdan çıkınca: “Ben,” dedi, “Resulullah (sav)’ın şöyle söylediğini işittim: “Bu, münafıkların namazıdır, oturur, oturur şeytanın iki boynuzu arasına girinceye kadar güneşi bekler, sonra kalkıp dört rek’at gagalar. Namazda Allah’ı pek az zikreder.” (Müslim, Mesacid 195, (622), Muvatta, Kur’an 46, (1, 220), Ebu Davud, Salat 5, (413), Tirmizi, Salat 120, (160), Nesai, Mevakit 9), (1, 254)
  • Ben Resulullah (sav)’ı vakti dışında sadece iki namazı kılarken gördüm: Veda Haccı sırasında Müzdelife’de akşamla yatsıyı birleştirerek kıldı. O gün, sabah namazını da (mutad) vaktinden önce kıldı. (Buhari, Hacc 97, 99, Müslim, Hacc 292), (1289)
  • İbnu Mes’ud (r.a) haccetmişti. Yatsı ezanı sırasında veya buna yakın bir zamanda Müzdelife’ye geldik. Yanındaki bir adama söyledi, ezan ve arkasından ikamet okudu. Sonra akşam namazını kıldı. Arkasından iki rekat sünnetini kıldı. Sonra akşam yemeğini istedi ve yedi. Arkadan bir adama emretti, ezan ve ikamet okudu, iki rekat olarak yatsıyı kıldı. Şafak söktüğü zaman: “Resulullah (sav) şu saatte bugün ve bu yer dışında şu namazı hiç kimse kılmamıştır” dedi. Abdullah (r.a) dedi ki: “İşte şu ikisi, vakti değiştirilmiş olan yegane iki namazdır. Biri akşam namazı- bu, halk Müzdelife’ye geldikten sonra kılınır, diğeri sabah namazı, bu da şafak söker sökmez kılınır.” İbnu Mes’ud sözlerine devamla: “Ben Resulullah (sav)’ın bunu yaptığını, sonra ortalık ağarıncaya kadar kaldığını gördüm” dedi. Sonra sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer, Emrü’l Mü’minin -yani Hazreti Osman Radıyallahu Anh- şu anda ifaza’da bulunsa Mina’ya müteveccihen hareket etse sünnete uygun hareket etmiş olur.” Hadisin ravisi Abdurrahman İbnu Yezid der ki: “Bilemiyorum, İbnu Mes’ud’un bu sözü mü önce telaffuz edildi, Hazreti Osman’ın Mina’ya hareket emri mi… Derhal telbiye çekmeye başladı ve bu hal, yevm-i nahirde Büyük Şeytan’a taş atılıncaya kadar devam etti.” (Buhari, Hacc 99)
YAZAR BİLGİSİ
İslami hakikatleri Allah rızası için insanlara ulaştırmaya çalışan bir kul.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.