EZAN VE İKAMET İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

10.10.2023
183

Ezan ve ikamet nedir? Ezan ve İkamet ile ilgili hükümler nelerdir? Ezan ve İkamet ilemilgili Resulullah’ın söylediği hadisler şunlardır;

  • Hazreti Ömer (r.a) bir müezzini geceleyin ezan okumuştu. Ezanı iade etmesini emretti. (Ebu Davud, Salat 41, (532, 533), Tirmizi, Salat 149), (203)
  • Hz. Bilal güneş doğmazdan önce ezan okumuştu. Resulullah (sav) ona: “Haberiniz olsun kul uyudu” diye nida etmesini emretti. (Tirmizi, Salat 149), (203)
  • Resulullah (sav): “Sabah vakti iyice belirinceye kadar ezan okuma!” dedi ve ellerini yanlara doğru açarak: “Şöyle!” diye gösterdi. (Ebu Davud, Salat 41) (634)
  • Bir kimse, Resulullah (sav)’e sabah namazının vaktini sormuştu. O da Hazreti Bilal’e emretti. Şafak sökerken ezan okudu. Ertesi gün ortalık ağarıncaya kadar sabah ezanını tehir etti. Sonra ikamet okumasını emretti ve namazı kıldı. Sonra da adama: “İşte bu, sabah namazının vaktidir” dedi. (Nesai, Ezan 12), (2, 11, 12)
  • Sabah ezanının ilk vakti girince, Resulullah (sav) bana emretti, ben de ezan okudum ve: “İkamet de getireyim mi ey Allah’ın Resulü?” diye sordum. Soruma hemen cevap vermeyip doğu tarafına, fecre bakmaya başladı ve: “Hayır!” dedi. Ne zaman ki şafak söktü Hazreti Peygamber bineğinden indi, abdest bozdu. Sonra bana doğru geldi. Bu ara Ashabı da toplandı. Abdestini aldı. Bilal ikamet okumak istedi. Resulullah (sav): “Sudai’nin kardeşi ezan okudu, ezanı okuyan ikameti getirsin!” dedi. Ben de ikamet getirdim. (Ebu Davud, Salat 30, (514), Tirmizi, Salat 146), (199)
  • Bilal, güneş öğlede, batı cihetine kayınca ezan okurdu. Resulullah (sav) odasından çıkıncaya kadar ikamet getirmezdi. Odasından çıkınca, O’nu görür görmez ikamet getirirdi. (Müslim, Mesacid 160- (606), Tirmizi, Salat 148, (202), Ebu Davud, Salat 44), (637)
  • Resulullah (sav)’ın iki müezzini vardı: Biri Bilal diğeri İbnu Ümmi Mektum el-A’ma. (Müslim, Salat 7, (380), Ebu Davud, Salat 42, (535)
  • Resulullah (sav) Bilal’e (r.a): “Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. İkamet getirdiğin zaman da peş peşe seri oku. Ezanla ikametin arasına, yemek yiyenin yemeğinden, içenin içmesinden, üzerine sıkışarak helaya girmiş olanın heladan fariğ olacağı bir zaman fasılası koy” diye talimat verdi. Şunu da ilave etti: “Beni görünceye kadar da ikamet için kalkmayın.” (Tirmizi, Salat 143), (196)
  • Beni Neccar’dan bir kadın demiştir ki: “Benim evim, Mescid-i Nebevinin etrafındaki en uzun ev idi. Bilal Radıyallahu Anh, sabah ezanını evimin damında okurdu. Seher’den gelip, dama oturur vaktin girmesini gözetlerdi. Vaktin girdiğini görünce gerinir, sonra da: “Allah’ım sana hamd ediyor, dinini Müslümanların ikame etmeleri için, Kureyş’e karşı yardımını diliyorum” der, arkadan ezan okurdu.” Kadın devamla der ki: “Vallahi, onun bu duayı terk ettiği tek gece bilmiyorum!” (Ebu Davud, Salat 33), (519)
  • Namaz için ezanı ancak abdestli olan okusun. (Tirmizi, Salat 147), (201)
  • Bir diğer rivayette şöyle buyrulmuştur: “Ezanı ancak abdestli olan okusun.” Tirmizi der ki: “Önceki rivayet daha sahihtir.”  (Tirmizi, Salat 147), (200)
  • Resulullah (sav)’ın bana en son vasiyetlerinden biri de, ezanına mukabil ücret almayan bir müezzin tutmamdı. (Ebu Davud, Salat 40, (531), Tirmizi, Salat 155, (209), Nesai, Ezan 32), (2, 23)
  • Resulullah (sav) ile birlikte sabah namazı için beraber çıktık. Uğradığı her adama namaz için sesleniyor veya ayağı ile dürtüyordu. (Ebu Davud, Salat 293), (1264)
  • Bir seferinde Bilal Radıyallahu Anh ikamete başlamıştı. Kad kameti’s-salat deyince Resulullah (sav): “Allah onu (namazı) ikame etsin ve daim kılsın!” buyurdu, İkametin geri kısmında, müezzinin söylediklerini tekrar ediyordu. (Ebu Davud, Salat 39), (528)
  • İbnu Ömer (r.a) sefer sırasında ikamete sadece sabah namazından hem ezan, hem de ikamet her ikisini okurdu. Derdi ki: “Seferde ezana hacet yok, çünkü ezan, kendisine cemaat gelecek olan imama mahsustur.” (Muvatta, Salat 11) (1, 73)
  • Anlattığına göre, Hazreti Bilal’i (r.a) ezan okurken görmüştür. Der ki: “Ben, ezan okurken, onun ağzını şu tarafa, bu tarafa (sağa sola) dönerken takibe koyuldum.” Tirmizi’nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: “İki parmağı kulaklarının üzerinde olduğu halde…” (Buhari, Ezan 18,19, Vudu 40, Salat 17, Sütre 90, 93, 94, Menakib 23, Libas 3, 42, Müslim, Salat 249, (503), Ebu Davud, Salat 34, (520), Tirmizi, Salat 144, (197), Nesai, Ezan 13, (2,12)
  • Ebu Davud’da şu ifadeye yer verilmiştir: “(Bilal), hayye ala’s-salat, hayye ala’l-felah cümlesine gelince boynunu sağa ve sola çevirdi, bizzat kendi dönmedi.” (Ebu Davud, Salat 34), (520)
YAZAR BİLGİSİ
İslami hakikatleri Allah rızası için insanlara ulaştırmaya çalışan bir kul.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.