KATL (ÖLDÜRME)

25.11.2023
197

Katl (öldürme) nedir? Katl (öldürme) hükmü nedir? Katl (öldürme) ile ilgili Resulullah’ın söylediği hadisler şunlardır;

  • Said İbnu’l-As (r.a) hazretleri İbnu Ömer ’den (r.a) naklen anlatıyor: “Resulullah (sav) buyurdular ki: “Mü’min, haram kana bulaşmadıkça dininde genişlik içindedir.” Said İbnu’l-As der ki: “İbnu Ömer (r.a) (Resulullah’ın sözünden sonra şunu) söylediler: “Kişi, nefsini bulaştırdığı taktirde, kurtuluşu olmayan çok ciddi amellerden biri, haksız yere haram kan dökmesidir.” Buhari, Diyat 1
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Her günahı Allah’ın mağfiret buyurması muhtemeldir. Ancak bilerek mü’mini öldüren veya kafir olarak ölen kimse hariç…” Nesai, Tahrim 1, (7,81)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Mü’minin öldürülmesi, Allah katında dünyanın zevalinden daha büyük (bir hadise)dir.” Nesai, Tahrim 2, (7, 83)
  • Ebu Hureyre ve Ebu Said ’i (r.a) dinledim. Resulullah (sav)’ın şöyle söylediğini müzakere ediyorlardı: “Eğer sema ve arz ehli bir mü’minin kanını (haksız yere dökmede) iştirak etselerdi, Allah her ikisini birden cehenneme atardı.” Tirmizi, Diyat 8, (1398)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “İman, ihanetle öldürmeye bağdır, mü’min ihanet suretiyle öldürülmez.” Ebu Davud, Cihad 169, (2769)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki, “Yeryüzünde haksız yere öldürülen bir insan yoktur ki katilin günahından bir misli Hazreti Adem’in ilk oğluna (Kabil’e) gitmemiş olsun. Çünkü o, haksız öldürme yolunu ilk açandır.” Buhari, Diyat 2, Enbiya 1, İ’tisam 15, Müslim, Kasame 27, (1677), Tirmizi, İlm 14, (2675), Nesai, Tahrim 1, (7, 82)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “(Kıyamet günü) bir adam bir başkasının elinden tutmuş olarak gelir ve: “Ey Rabbim! Bu, beni öldürdü!” der. Aziz ve celil olan Allah da: “Onu niye öldürdün?” diye sorar. Adam: “İzzet senin için olsun diye öldürdüm!” der. Rab Teala: “İzzet benim içindir!” buyurur. Bir başka adam da bir başkasının elinden tutmuş olarak gelir ve: “Ey Rabbim! Bu, beni öldürdü!” der. Aziz ve Celil olan Allah: “Onu niye öldürdün?” diye sorar. Adam: “İzzet falancanın olsun diye öldürdüm!” der. Rab Teala: “İzzet falancanın değildir!” buyurur. Adam (öbürünün) günahıyla döner.”  Nesai, Tahrim 2, (7,84)
  • Anlattığına göre şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Resulü! Ben küffardan bir adama rastlasam ve aramızda mukatele çıksa. O kılıcıyla vurup elimin birini kesip atsa. Sonra adam (sıkışıp) bana karşı bir ağaca sığınsa ve: “Allah için Müslüman oldum!” dese, bu sözünden sonra ben onu öldürebilir miyim?” Resulullah (sav): “Hayır! Sakın onu öldürme” buyurdu. Ben ısrar ettim: “Ama ey Allah’ın Resulü! O benim bir elimi kesti ve sonra Müslüman olduğunu söyledi” dedim. Resulullah (sav): “Hayır! Sakın onu öldürme, eğer öldürürsen, o adam, sen onu öldürmezden önceki senin makamındadır ve sen de, onun söylediği kelimeyi söylemezden önceki durumunda olursun!” buyurdular.” Buhari, Diyat 1, Megazi 11, Müslim, İman 165, (95), Ebu Davud, Cihad 104, (2644)
  • Resulullah (sav), Furat İbnu Hayyan’ın öldürülmesini emretti. Bu adam Ebu Süfyan’ın casusu ve aynı zamanda Ensar’dan bir zatın halifi (müttefiki) idi. Derken o, Ensar’dan müteşekkil bir halkaya uğradı ve: “Ben Müslümanım!” dedi. Bunun üzerine: “Ey Allah’ın Resulü! Furat İbnu Hayyan “Ben Müslümanım” diyor!” denildi. Resulullah (sav) da: “Sizden bir kısım erkekler var. Kendilerini (dilleriyle itiraf ettikleri) imanlarına havale ediyor (söylediklerini tasdik ediyor)uz. İşte onlardan biri de Furat İbnu Hayyan’dır” buyurdular.  Ebu Davud, Cihad 109, (2652)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim de Allah’ın Resulü bulunduğuma şehadet eden kimsenin kanı, üç hal dışında helal değildir: Zina yapan dul. Cana can kısas. Dinden çıkıp cemaatten ayrılan.” Buhari, Diyat 6, Müslim, Kasame 25, (1676), Ebu Davud, Hudud 1, (4352), Tirmizi, Diyat 10, (1402), Nesai, Tahrim 5, (7, 90, 91), Kasame 5, (8, 13)
  • Resulullah (sav)’e bir adam gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! Bir adam gelip malımı almaya kalkarsa (ne yapayım)?” dedi. “Ona Allah’ı hatırlat!” cevabını verdi. Adam tekrar: “Hatırlamazsa ne yapayım?)” dedi. Resulullah (sav): “Etrafındaki Müslümanlardan yardım talep et!” buyurdu. Adam: “Etrafımda hiç Müslüman yoksa ne yapayım?” dedi. “Öyleyse sultandan yardım iste!” buyurdu. Adam: “Sultan benden uzaksa?” dedi. Resulullah (sav): “Bir ahiret şehidi oluncaya veya malını koruyuncaya kadar malın için mücadele et!” buyurdular.  Nesai, Tahrim 21, (7,113)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Sihirbaza tatbik edilecek hadd cezası kılıçla vurmaktır.”  Tirmizi, Hudud 27, (1460)
  • Anlattığına göre, kendisine, Resulullah (sav)’ın zevcelerinden Hazreti Hafsa ’nın (r.a) müdebber kıldığı bir cariyesi, kendisine sihir yaptığı için, sihri sebebiyle öldürmüştür. Muvatta, Ukul 14, (2,871)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim kendisini dağdan atarak intihar ederse o cehennemlik olur. Orada ebedi olarak kendini dağdan atar. Kim zehir içerek intihar ederse, cehennem ateşinin içinde elinde zehir olduğu halde ebedi olarak ondan içer. Kim de kendisine demir saplayarak intihar ederse, cehennemde ebedi olarak o demiri karnına saplar.  Buhari, Tıbb 56, Müslim, İman 175, (109), Tirmizi, Tıbb 7, (2044, 2045), Nesai, Cenaiz 68, (4, 66, 67), Ebu Davud, Tıbb 11, (3872)
  • Resulullah (sav) ile birlikte Hayber Gazvesi’nde hazır bulunduk. Müslüman olduğunu söyleyen bir adam için de, Efendimiz: “Bu, ateş ekimdendir!” buyurdular. Savaş başlayınca çok şiddetli şekilde savaştı ve yara aldı. Ashabtan bazısı: “Ey Allah’ın Resulü dedi, az önce ateş ehlinden dediğiniz kimse, çok şiddetli şekilde kahramanca savaşta ve de öldü!” dediler. Resulullah (sav), yine: “Cehenneme (gitmiştir)” buyurdular. Bu cevap üzerine Müslümanlardan bazıları nerdeyse şüpheye düşecekti. Askerler bu halde iken, (sav)’e: “O asker henüz ölmemiş, ancak ağır şekilde yaralanmış!” dediler. Gece olunca, adam yaraya dayanamadı. Kılıncının keskin tarafını alıp üzerine yüklendi ve intihar etti. Durum Resulullah ’a (sav) haber verildi. Bunun üzerine: “Allahu Ekber!” buyurdular ve devam ettiler: “Şehadet ederim ki, ben Allah’ın kulu ve Resulüyüm!” Sonra Hazreti Bilal ’e (r.a) halk içinde şöyle ilan etmesini emrettiler: “Cennete sadece Müslüman nefisler girecek. Şurası muhakak ki, (İslam’ın lehine olan ameller kişinin imanına delil değildir), Allah bu dini, facir bir kimse ile de güçlendirir.”  Buhari, Cihad 182, Megazi 38, Kader 5, Müslim, İman 173, (111)
  • Resulullah (sav)’e, intihar eden bir kimse haber verilmişti, “Ben üzerine namaz kılmıyorum!” buyurdular.” Ebu Davud, Cenaiz 61, (3185)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Hayvanlardan beş tanesi vardır ki bunların her biri fasihtir (zararlıdır). Harem bölgesinde olsun, Hill (denen Harem dışı) bölgesinde olsun bunlar öldürülür: Karga, çaylak, akrep, sıçan, kelb-i akur (yırtıcılar).” [Müslim’in bir rivayetinde Hazreti Aişe şöyle demiştir: “Resulullah (sav) beş fasığın hill’de ve Harem’de öldürülmesini emretti.” Ebu Davud, Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’den kaydettiği bir rivayetinde, karga yerine “yılan” demiştir.] Buhari, Bed’u’l-Halk 16, Cezau’s-Sayd 7, Müslim, Hacc 66-67, (1198), Muvatta, Hacc 90, (1, 357), Tirmizi, Hacc 21, (837), Nesai, Hacc 113, (5, 208)
  • Resulullah (sav) ile birlikte Mina’da iken, Velmürselat suresi nazil oldu. Resulullah (sav) onu okuyordu. Ben onu, kendi ağızlarından öğrendim. Mübarek ağızları henüz surenin rutubetini taşırken, üzerimize bir yılan sıçradı. Resulullah (sav): “Öldürün şunu!” buyurdular. Hemen öldürmek üzere atıldık. Fakat yılan önce davranıp kaçtı. Resulullah (sav): “Şerrinden korundu, tıpkı siz de onun şerrinden korunduğunuz gibi!” buyurdular. Buhari, Cezau’s-Sayd 7, Bed’ü’l-Halk 14, Tefsir, Mürselat 1, Müslim, Selam 137, (2234), Nesai, Hacc 114, (5, 208, 209)
  • Resulullah (sav)’ı minber üzerinde şöyle söylerken dinledim: “Yılanları öldürün. İki çizgili ve ebteri (engerek) de öldürün. Çünkü bunlar, gözleri kapar (kör eder) ve hamilelerde düşük yaparlar.” Abdullah İbnu Ömer Radıyallahu Anh der ki: “(Bir gün) ben öldürmek için bir yılan kovalarken, Ebu Lübabe Radıyallahu Anh bana: “Öldürme onu!” diye nida etti. “Resulullah (sav) yılanların öldürülmelerini emir buyurdular!” dedim. O: “Ama daha sonra ev yılanlarının öldürülmelerini yasakladı!” dedi. Bunlar (ömürleri uzun olduğu için) avamir denen ev yılanları idi. Buhari, Bed’ül-Halk 14, Megazi 11, Müslim, Selam 128, (2233), Muvatta, İsti’zan 31, (2, 975, 976), Ebu Davud, Edeb 174, (5252, 5253, 5254, 5255), Tirmizi, Ahkam 2, (1483)
  • (Bir gün) Ebu Said ’in (r.a) yanına girmiştim, namaz kılıyor buldum. Onu beklemek üzere oturdum. Derken evin bir köşesinde tavanı örten hurma dalları arasında bir kıpırtı gördüm. Oraya bakınca bir yılan olduğunu gördüm. Öldürmek üzere atıldım. Ebu Said oturmam için işaret etti. Tekrar yerime oturdum. Namazdan çıkınca bana evde bir oda gösterdi ve: “Bu odayı görüyor musun?” diye sordu. Ben: “Evet!” deyince devam etti: “Onda, bizden evlenmesi yakın bir genç vardı. Resulullah (sav) ile birlikte Hendek (harbin)e gittik. Genç, gün ortasında ehline uğramak için Resulullah ‘tan (sav) izin istiyordu. Bir gün ondan yine izin istedi. Resulullah (sav) ona: “Silahını beraberinde al, ben Kureyza’dan sana bir zarar gelir diye korkuyorum!” buyurdular. Adam silahını aldı. Ailesine geldi. Hanımı iki kapı arasında ayakta duruyordu. Elindeki mızrağı ile, dürtmek üzere kadına eğildi. Adama kıskançlık gelmişti. Kadın ona: “Mızrağını geri çek! Hele eve gir, beni dışarı çıkaran şeyi bir gör!” dedi. Adam içeri daldı. Bir de ne görsün: Yatağın üzerine çöreklenmiş iri bir yılan! Mızrağıyla ona yöneldi ve yılana sapladı. Sonra çıkıp, süngüyü avluya dikti. Derken yılan üzerine atıldı. Bilemiyoruz, hangisi evvel öldü, yılan mı, genç mi? Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelip, bu durumu anlattık ve: “Dua edin, Allah ona tekrar hayat versin!” dedik. Resulullah (sav): “Arkadaşınız için istiğfar ediverin!” buyurdular. Sonra şu açıklamada bulundular: “Medine’de Müslüman olan cinler var. Onlardan birini görürseniz, kendisine üç gün ihtarda bulunun. Eğer bundan sonra yine de görünürse onu öldürün. Çünkü o bir şeytandır.” [Bazı Tirmizi nüshalarında Sayd bölümünde (17. Babta) gelmiştir.] Müslim, Selam 139, (2236), Muvatta, İsti’zan 33, (2, 976, 977), Ebu Davud, Edeb 174, (5256, 5257), Tirmizi, Ahkam 2, (1484)
  • İbnu Ebi Leyla babasından anlatıyor: “Resulullah (sav)’e ev yılanlarından sorulmuştu. Şu cevabı verdi: “Evlerinizde onlardan birini görecek olursanız, ona: “Size Hazreti Nuh’un (gemiye sokarken) aldığı söz hakkı için ve de Hazreti Süleyman İbnu Davud’un sizden aldığı söz hakkı için bize zarar vermemenizi ve bize görünmemenizi talep ediyorum” deyin. Eğer tekrar dönerlerse öldürün.”  Tirmizi, Ahkam 2, (1485), Ebu Davud, Edeb 174, (5260)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Yılanların hepsini öldürün. Kim yılanın intikam alacağından korkarsa, benden değildir.” Bir rivayette şöyle buyrulmuştur: “Gümüş çubuk gibi olan uzun yılan hariç, bütün yılanları öldürün.” Ebu Davud, Edeb 174, (5249, 5261), Nesai, Cihad 48, (6, 51)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim, yılanı (intikam) arar diye (öldürmez) bırakırsa bizden değildir. Biz onlarla harp ettiğimiz günden beri onlarla sulh yapmadık.” Ebu Davud, Edeb 174, (5250)
  • Anlattığına göre: “Ey Allah’ın Resulü” demiştir, “biz zemzem kuyusunu temizlemek istiyoruz. Fakat içinde şu küçük yılanlar var.” Resulullah (sav), yılanları öldürmesini emretmiştir. Ebu Davud, Edeb 174, (5251)
  • Resulullah (sav) keler için fuveysık (fasıkcik) dedi ama, “öldürün!” diye emrettiğini işitmedim. Buhari, Bed’ü’l-Halk 14, Cezau’s-Sayd 7, Müslim, Selam 145, (2239), Nesai, Hacc 115, (5, 209)
  • Resulullah (sav) kelerin öldürülmesini emretti ve onu füveysika diye isimlendirdi. Müslim, Selam 144, (2238), Ebu Davud, Edeb 176, (5262)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim keleri ilk darbede öldürürse ona yüz sevap yazılır. İkinci vuruşta öldürürse daha az kazanır. Üçüncü vuruşta ise bundan da az sevap kazanır.” [Metin Müslim’den alınmadır.] [Bazı Tirmizi tertibinde Sayd bölümünde 13. Babta.] Müslim, Selam 147 (2240), Ebu Davud, Edeb 175, (5263, 5264), Tirmizi, Ahkam 1, (1482)
  • Resulullah (sav) av veya koyun veya çoban köpeği hariç diğer bütün köpeklerin öldürülmesini emretti.” İbnu Ömer ’e (r.a): “Ebu Hureyre, “Veya ekin köpeğini de diyor!” denilmişti, bunun üzerine: “Onun ekini var da ondan!” cevabını verdi ve ilave etti: “Biz Medine ve civarına gider, tek köpek bırakmaz, hepsini öldürürdük. Hatta biz, çölden gelmiş kadına refakat eden arkadaş köpeği bile öldürdük.” Buhari, Bed’ü’l-Halk 14, Müslim, Musakat 45, (1570), Muvatta, İsti’zan 14, (2, 969), Tirmizi, Sayd 4, (1488), Nesai, Sayd 9, (7,184)
  • Resulullah (sav) dört hayvanın öldürülmesini yasakladı: “Karınca, an, hüdhüd, surad (sarı ve yeşil renkli ağaçkakan kuşu).”  Ebu Davud, Edeb 176, (5267)
ETİKETLER: ,
YAZAR BİLGİSİ
İslami hakikatleri Allah rızası için insanlara ulaştırmaya çalışan bir kul.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.