ABDULKADİR GEYLANİ SÖZLERİ

09.07.2023
420

Abdülkadir Geylani hikmet dolu sözleri.

  • Ahireti isteyene dünyada zuhd gerekir; Allah’ı isteyene ise ahirette zuhd gerekir. Abdülkadir Geylani
  • Sağlam bir kalp tevhid, tevekkül, yakın, tevfik, ilim, iman ve kurbiyet ile dolar. Abdülkadir Geylani
  • Müminin adeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.
  • Mümin dünyada, zâhid ahirette gariptir. Ârif ise Allah’ın dışındaki her yerde gariptir.
  • Şükrün esası, nimetin sahibini bilmek, bunu kalb ile itiraf etmek ve dille söylemektir. Abdülkadir Geylani
  • Hakk’ı bulursan eşyayı ondan görürsün. Ne düşmanın ne üzerinde hakkın olan biri.
  • Sûfîler niçini, nasılı, yap yapmayı unutarak, kendilerini rablerinin önüne atmışlardır.
  • Bütün insanlar seni kendi menfaati için ister, Allah ise seni senin menfaatin için ister.
  • Tasavvuf yolu zahirî ve bâtinî hükümlere riayet etmeyi ve her şeyden fâni olmayı gerektirir.
  • Dünya hikmettir, ahiret ise kudret. Hikmet alet ve sebeplere ihtiyaç duyar, kudret ise duymaz. Abdülkadir Geylani
  • İlim öyle bir şeydir ki sen bütün varlığını ona adadığın zaman o sana ancak bir parçasını verir. Eğer o’nu bilseydiniz başkasını inkar eder, sonra da o’nun gayrisini o’nun vasıtasıyla bilirdiniz.
  • Allah Teâlâ rızıkların taksimini bitirmiştir. Rızıkta zerre miktarı artma ve eksilme olmayacaktır.
  • Eğer O’nu bilseydiniz başkasını inkâr eder, sonra da O’nun gayrısını O’nun vasıtasıyla bilirdiniz.
  • Rabbinizin kereminden dileyin, icabet etse de etmese de o’ndan isteyin. Çünkü o’ndan istemek ibadettir.
  • Salihlerden birisine ‘neyi arzu ediyorsun?’ Diye sorulduğunda, ‘arzu etmemeyi arzu ediyorum.’ Diye cevap verdi. Salihlerden birisine “Neyi arzu ediyorsun?” diye sorulduğunda, “Arzu etmemeyi arzu ediyorum.” diye cevap verdi.
  • Zühd ve tevhidi sağlam olan kişi, halkın elini ve varlığını görmez. Allah’tan başka veren ve üstün kılan görmez. Abdülkadir Geylani
  • Hak’tan korkanın korkusu arttıkça kalbi ona korkuyu unutmayı öğretir. Onu Hakk’a yakınlaştırır. Ona müjdeler verir.
  • Kaderin gelmesinden rahatsız olma, onu kimse döndüremez ve kimse engel olamaz. Takdir olunan şey mutlaka gerçekleşir.
  • O’nu tanısaydınız, o’nun önünde dilleriniz lâl kesilirdi; kalpleriniz ve diğer uzuvlarınız her halinde edepli olurdu.
  • Günahların kötü bir kokusu vardır. Allah’ın nuru ile bakanlar bunu anlar, fakat halktan gizler, onları rezil etmezler.
  • Kabirleri ziyaret ediniz. Salih kimseleri de ziyaret ediniz. Hayırlı işler yapınız. Böyle yaparsanız, her şeyiniz düzelir.
  • Kader üzerinde durup onu delil göstermemiz uygun değildir. Bilakis biz çalışır, çabalar ve ne itiraz, ne de tembellik etmeyiz.
  • Geçim yollarının yaratıcısını unutup geçim yollarına takılıp kalan, bakıyı unutup fani ile sevinen kimse ne kadar da cahildir! Abdülkadir Geylani
  • Nasibin olanı kaybetmezsin, onu senden başkası yiyemez. O başkasının nasibi olmaz. Nasibini ona hırs göstermekle elde edemezsin.
  • Sufiler Allah teala’nin kendisinden başka bir şey istemezler. Onlar nimeti değil, nimet bahsedeni, halkı değil hâlik’i isterler. Abdülkadir Geylani
  • Bu işin başı Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmek, son noktası ise bütün nesneler ve davranışların birbirinin aynı olmasıdır.
  • Kalb dünya arzularından birine bağlı kaldığı ve geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe, imkani yok, ahireti sevmiş olamaz.
  • Sahte rabler boyundan çıkarılıp atılmadıkça, sebeplerle ilişik kesilmedikçe, fayda ve zararı insanlardan bilmeyi terk etmedikçe kurtuluş mümkün değildir.
  • Derdi de yaratan o’dur, devayı da. O kendisini öğretmek için belâya mübtela kılar. Böylece hem belâ verebileceğini, hem de bunu kaldırabileceğini gösterir.
  • Müslümanlar hakkında iyi zan sahibi ol. Onlar hakkında niyetini düzelt. Her türlü hayır işi yapmaya koş. Bilmediğin hususlarda ahireti düşünen âlimlere sor.
  • Allah’ın muhabbetinde samimi olan, ne ayıp işitir ne de kulağına ayıp gider.
  • Müminin âdeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.
  • Kendine bir ağırlık veren kimsenin hiçbir ağırlığı yoktur.
  • Hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz.
  • İnsan Allah’a kalıbıyla değil, kalbiyle ibadet eder.
  • Kalp Kitap ve Sünnete göre amel ederse kurbiyet (yakınlık) kazanır. Bunu kazanınca da neyin kendi lehine ve aleyhine, neyin Allah için veya başkası için, neyin de hak ve batıl olduğunu bilir ve görür.
  • Yerini bilmeyene kader yerini öğretir.
  • Kuran’dan, hakkında tartışarak değil, içindekilerle amel ederek faydalanın! Abdülkadir Geylani
  • Sufî batınını ve zahirini Allah’ın Kitabına ve Resulü’nün sünnetine uyarak arıtandır. O, safiyeti arttıkça vücut denizinden çıkar; iradesini, dilek ve ihtiyarını terk eder.
  • Kalp salih olunca daimi zikir elde edilir ve kalbin her tarafına Hakk’ın zikri yazılır. Böyle bir kalbin sahibinin gözleri uyuyabilir ama kalbi Rabbini zikreder.
  • Sabır, hayrın temelidir.
  • Mürit tövbesinin gölgesinde, murat ise Rabbinin inayetinin gölgesinde kaimdir.
  • İnanan kimse Allah’tan başka kimseden korkmaz ve başkasından hiçbir şey beklemez.
  • Zahir fıkhını öğren, sonra batın fıkhına yönel!
  • Zahir ilimleri, görünen kısmın ışığıdır. Batın ilimleri ise görünmeyen kısmın.
  • Batın bilgisi, seninle Rabbin arasındaki ışıktır.
  • Bidayetin zorluklarına sabrederseniz nihayetin rahatı size ulaşır.
  • Bidayet sıkıntıdır, nihayet ise sükûn.
  • Salihlerin kalpleri faydayı da zararı da Rablerinden bilir. Abdülkadir Geylani
  • Sıddık gözünün, güneş ve ayın değil, Allah’ın nuruyla bakar.
  • Hayânın hakikati, yalnızlıkta ve toplulukta Rab’dan utanmaktır. – Kalp sırra, sır da Hakk’a itimat ederek sükûn bulur.
  • Her çeşit hayır Allah katında, her çeşit şer de başkalarının yanındadır.
  • İnsanlar arasında zenginle fakir ayırımı yapan kurtuluşa eremez.
  • Dünya bir topluluğa, ahiret bir topluluğa, Hak (c.c.)’da bir topluluğa aittir.
  • Tasavvuf yolu Salihleri görüp onların sohbetlerini ezberlemekle kat edilmez.
  • Resulullah hariç her mahluk perdedir; Resulullah ise kapıdır.
  • Sufilerden biri demiş ki: “Fasığın yüzüne ancak arif kullar güler.”
  • Bir şeyi hatırlamak Allah’ı unutturuyorsa, o şey o kişi için uğursuzdur.
  • Kulun kalbi Rabbine erince Rabbi onu kimseye muhtaç etmez.
  • Sufilerin geceleri gece, gündüzleri de gündüz değildir.
  • Sufiler ahirete göre akıllı, dünyaya göre delidirler.
  • Allah’ı bilen kimsenin O’na karşı iradesi kalmaz.
  • Allah’a ancak O’ndan başka her şeyi terk eden kimseler yaklaşabilir. Abdülkadir Geylani
  • Teslim ol, rahat bul!
  • Allah’ı arayan O’nu bulur.
  • Faydayı ve zararı Allah’ın dışındakilerden bilenler Allah’ın kulu değildir.
  • Tövbe, yönetim değişikliğidir.
  • O’nun uğrunda mücahede edene O hidayet yollarını gösterir.
  • Veliliğin şartı gizlenmek, nebiliğin şartı açıklamaktır.
  • Akıllı kimse ölümü düşünen ve kaderin getirdiğine razı olandır.
  • Dünya herkesi boğacak kadar engin bir denizdir.
  • Şöyle denilmiştir: “Şeriatın şahitlik etmediği her hakikat zındıklıktır.” Abdülkadir Geylani
  • Allah’ı tanıyan O’nu sever. O’nu seven O’na uyar.
  • Zahid olan kalptir, ceset değil.
  • İlim kılıç, amel el gibidir. El olmadan kılıç kesmez. Kılıç olmadan da el kesmez.
  • Kuran’ın iki yönü vardır: O’nun elinde olan yönü, bizim elimizde olan yönü.
  • Belalar kula Cenab-ı Hakk’ın kapısını çalmayı öğretir.
  • Salihlerden birisine “Neyi arzu ediyorsun?” diye sorulduğunda, “Arzu etmemeyi arzu ediyorum.” diye cevap verdi.
  • Sufilerin yolculukları Hakk’a kurbiyet ülkesinde son bulur.
  • Yolculuk, kalbin yolculuğudur. Vuslat, sırların vuslatıdır.
  • Allah’ın takdirini O’nun aleyhine delil yapmayın; çalışın, çabalayın.
  • Sevenle sevmeyen rıza hâlinde değil, hoşnutsuzluk hâlinde belli olur.
  • Marifet ve ilim, öz ile kabuğu birbirinden ayırır.
  • Akıllı kişi, işlerin başlangıcına değil, sonucuna bakar. Abdülkadir Geylani
  • İnsanların çoğunun helaki, küçük günahları sebebiyledir.
  • Bilgi hayat, bilgisizlik ölümdür.
  • Mümin dünyada, zahid ahirette gariptir. Arif ise Allah’ın dışındaki her yerde gariptir.
  • Dünya nefislerin, ahiret kalplerin, Allah ise sırların sevgilisidir.
  • Arif, Allah’a her an bir öncekine göre daha yakındır.
  • Arif hem dünyada, hem de ahirette yabancıdır.
  • Bu işin başı Allah’tan başka tanrı olmadığına şehadet etmek, son noktası ise bütün nesneler ve davranışların birbirinin aynı olmasıdır.
  • Nefsine hiçbir hâli ve makamı nispet etme!
  • Âdemoğlunun başına gelen her türlü bela, Rabbinden şikâyet etmesi yüzündendir.
  • Amelinin karşılığında ödüllendirilmeyi bekleyen, muhlis değildir.
  • Kazayı engelleyen dua, yine kazayı önlemesi mukadder olan duadır.
  • Her şeyde O’nun isimlerinden bir isim mevcuttur, her şeyin ismi O’nun ismindendir.
ETİKETLER:
YAZAR BİLGİSİ
İslami hakikatleri Allah rızası için insanlara ulaştırmaya çalışan bir kul.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.