YALAN

21.01.2024
102

Yalan nedir? Yalan söylemenin dindeki yeri nedir ? Yalan ile ilgili Resulullah’ın söylediği hadisler şunlardır;

  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Benim hakkımda yalan söylemeyin. Zira benim üzerime yalan uyduran cehenneme girer.” Buhari, İlm 38, Müslim, Mukaddime 1, (1), Tirmizi, İlm 8, (2662)
  • Babama dedim ki: “Ben niye senin Resulullah ’tan (sav) hadis rivayetini işitmiyorum. Halbuki falan ve falandan çokça işitiyorum?” Bana şu cevabı verdi: “Evet ben, Müslüman olduğum günden beri Resulullah ‘ı hiç terk etmedim. Hep beraber olduk. Ancak O’nun şöyle söylediğini de işittim: “Kim bile bile bana yalan nispet ederse ateşteki yerini hazırlasın.”  Buhari, İlm 38, Ebu Davud, İlm 4, (3651)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir. Öyleyse kim bile bile bana yalan nispet ederse cehennemdeki yerini hazırlasın!” Buhari, Cenaiz 34, Müslim, Mukaddime 4, (4), Tirmizi, İlm 9, (2664)
  • Büşeyr el-Adevi, Hazreti İbnu Abbas ‘a (r.a) gelip: “Resulullah (sav) buyurdular ki…” diyerek bir şeyler anlatmaya kalktı. Ancak İbnu Abbas onu konuşmaya bırakmadı ve kendisine iltifat etmedi. Büşeyr: “Sözlerimi niye dinlemiyorsunuz? Ben size Resulullah (sav)’dan anlatıyorum, hiç tınmıyorsunuz, niçin?” diye sordu. İbnu Abbas ona şu cevabı verdi: “Biz vaktiyle, bir kimsenin “Resulullah (sav) buyurdular ki” dediğini işitince, gözlerimizi ona çevirip kulaklarımızı da dinlemek üzere uzatıyorduk. Ne zaman ki, insanlar hadis rivayetinde laubalileştiler, biz de onlardan ancak bildiklerimizi almaya başladık.”  Müslim, Mukaddime 7, (7)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ey insanlar! Pervanenin ateşe atılması gibi sizi yalanın peşine düşmeye sevk eden şey nedir? Halbuki, üç yer hariç yalanın her çeşidi ademoğluna haramdır: Bu üç yere gelince: 1) Erkeğin, rızasını sağlamak için hanımına yalanı, 2) Harpte söylenecek yalan. Çünkü harp bir hileden ibarettir. 3) İki Müslümanın arasında sulhu sağlamak kastıyla söylenen yalan.” Tirmizi, Birr 26, (1940)
  • Resulullah (sav)’ı işittim, diyordu ki: “İki kişinin arasını düzelten, hayır söyleyip, hayır tebliğ eden kimse yalancı değildir.” Buhari, Sulh 2, Müslim, Birr 101, (2605), Ebu Davud, Edeb 58, (4921), Tirmizi, Birr 26, (1939)
  • Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü! Ben karıma yalan söyleyeyim mi?” demişti. Resulullah (sav): “Yalanda hayır yoktur” buyurdular. Adam: “Vaadde bulunmama, lehinde söylememe ne dersiniz?” diye tekrar sordu: Resulullah ‘da (sav): “Öyleyse sana bir vebal yok!” buyurdular. Muvatta, Kelam 18, (2, 990)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “İbrahim (a.s) sadece üç yalan söylemiştir: Bunlardan ikisi Allah’ın zatıyla ilgili, biri … sözüdür, diğeri de … sözüdür. Bir tanesi de zevce-i pakleri Sare Hatun hakkındadır. Hazreti İbrahim zalim birinin diyarına (Mısır’a) beraberinde Sare de olduğu halde gelmişti. Sare güzel bir kadındı. Sare’ye: “Bu cebbar herif, bilirse ki sen karımsın, senin için bana galebe çalar. Eğer sana soracak olursa, kız kardeşin olduğunu söyle! Çünkü sen, zaten İslam yönünden kardeşimsin, din kardeşiyiz. Ben yeryüzünde senden ve benden başka bir Müslüman bilmiyorum” dedi. Bunlar zalim kralın memleketine girince, adamlarından biri bunları gördü. Hemen gidip: “Senin memleketine öyle güzel bir kadın girdi ki, sizden başkasının olması münasip değildir” dedi. Kral derhal adamlar gönderip, Sare’yi yanına getirtti. Hazreti İbrahim namaza durdu. Sare adamın yanına girince, kral (onu ayakta karşıladı, fakat) elini ona uzatamadı. Eli şiddetli şekilde tutuldu. Sare’ye: “Elimi salması için Allah’a dua et! Sana zarar vermeyeceğim!” dedi. Sare de dediğini yaptı. Ama kral tekrar Sare’ye sataşmak istedi. Eli, öncekinden daha şiddetli tutulup kaldı. Sare’ye aynı şekilde ricada bulundu. O da kabul etti. Adam normal hale dönünce tekrar sataşmak istedi. Eli önceki iki seferden daha şiddetli şekilde tutuldu. Sare’ye yine: “Allah’a dua et, elimi salsın, sana zarar vermeyeceğim!” diye rica etti. Sare dua etti, adamın elleri açıldı. Kral kadını getiren adamı çağırdı ve ona: “Sen bana ihsan değil bir şeytan getirmişsin. Bunu diyarımdan çıkar!” dedi. Sare’ye Hacer’i bağış olarak verdi. Sare yürüyerek geldi, İbrahim onu görünce: “Nasılsın, ne haber?” dedi. Sare: “Hayır var! Allah cebbarın elini tuttu ve (bana) bir hadim verdi!” dedi.” Hazreti Ebu Hureyre (r.a) der ki: “Ey sema suyunun oğulları! Bu kadın (Hacer) sizin annenizdir.” Buhari, Enbiya 9, Büyu 100, Hibe 36, Nikah 12, İkrah 6, Müslim, Fezail 154, (2371), Ebu Davud, Talak 16, (2212), Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3165)
  • Ey Allah’ın Resulü! Dedik, “mümin korkak olur mu?” “Evet!” buyurdular. “Pekiyi cimri olur mu?” dedik, yine: “Evet!” buyurdular. Biz yine: “Pekiyi yalancı olur mu?” diye sorduk. Bu sefer: “Hayır! Buyurdular. Muvatta, Kelam 19, (2, 990)
  • Kul yalan söylemeye ve yalan söyleme niyetini taşımaya devam edince bir an gelir ki, kalbinde önce siyah bir nokta belirir. Sonra bu nokta büyür ve kalbinin tamamı simsiyah olur. Sonunda Allah nezdinde “yalancılar” arasına kaydedilir. Muvatta, Kelam 18, 2,(990)
  • Resulullah buyurdular ki: “Yazıklar olsun o kimseye ki, insanları güldürmek için konuşur ve yalan söylerler! Yazık ona, yazık ona.” Ebu Davud, Edeb 88, (4990), Tirmizi, Zühd 10, (2316)
  • Bir kadın gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! Benim bir kumam var. Ona karşı (yalan söyleyerek) kocamın vermediği şeyle karnımı doyurmuş göstersem bana bir mahzur getirir mi?” diye sordu. Resulullah (sav): “Verilmeyenle karnını doyurmuş gösterip övünen, tıpkı, iki alan elbisesini giyen gibidir” cevabını verdi. Buhari, Nikah 106, Müslim, Libas 127, (2130), Ebu Davud, Edeb 91, (4997)
  • Bir gün, Resulullah (sav), evimizde otururken, annem beni çağırdı ve: “Hele bir gel sana ne vereceğim!” dedi. Resulullah (sav) anneme: “Çocuğa ne vermek istemişim?” diye sordu. “Ona bir hurma vermek istemiştim” deyince, Resulullah (sav): “Dikkat et! Eğer ona bir şey vermeyecek olursan üzerine bir yalan yazılacak!” buyurdular. Ebu Davud, Edeb 88, (4991)
  • Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ümmetimin sonunda yalancı deccallar olacak. Onlar, ne sizin ne de atalarınızın hiç işitmediği şeyleri anlatacaklar. Onlardan sakinin!”  Müslim, Mukaddime 6, (6)
  • Şeytan insan suretinde temessül eder ve bir cemaate gelerek onlara yalan şeyler söyler. Bir müddet sonra cemaattekiler dağılırlar. Onlardan biri: “Bir adam dinledim, yüzünü de tanırım ama ismini bilmiyorum. Şöyle şöyle söylemişti” diyerek onun yalanını bilmeden tekrar eder)” Müslim, Mukaddime (7. Hadisin arkasında)
ETİKETLER: ,
YAZAR BİLGİSİ
İslami hakikatleri Allah rızası için insanlara ulaştırmaya çalışan bir kul.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.